
Ufacık gemiler yaparız biz hayallerimizi, düşlerimizi, dertlerimizi, taşısın diye.
Kağıttan gemiler yaparız ve usulca bırakırız içine yüreğimizi.
Kağıt gemilere teslim ederiz biz yaşamlarımızı.
Kaleler yaparız, yürek kovamızdaki kumları umutlarımızla ıslatarak.
Bazen kocaman, bazen küçücük kaleler yaparız, yanı başında duran uçsuz bucaksız denize, amansız dalgalara meydan okurcasına.
Bazılarımız saklar kağıttan gemilerini,suya sokmaz. Batar diye içine bir þey koyamaz korkar.
Diğerleri kumdan kale yapanlara güler "ne diye uğraşıyorsun"nasıl olsa bir dalgada yıkılacak, belki de bir ayak darbesiyle...
Kimileri cesaret eder sonunda bir kağıttan gemi yapmaya bir kale inşa etmeye. Ama onlara bütün hayatını, hayallerini, rüyalarını yüklediğini sanar. Ve su değip de dağılınca veya acımasız biri ayak basınca kalesine, bir daha affedemez. Ne ayağı, ne suyu, ne de kendisini.
Bunu nasıl yapabildim? O kadar hayali, rüyayı, umudu, öpücüğü bu gemiye ben nasıl koyabildim? Alçak,nasıl bastın o özene bezene yaptığım kaleme der. Bir daha ne gemi yapar, ne kale.
Batan hayallerinin acısı ve kendine karşı öfkesi arasında bir yerlerde kaybettiği yaşamını arayıp durur.
Ararken bir başkasının kalesini yapmakta olduğunu görünce bazen kendini tutamaz, içinde saklı tuttuğu öfkesi ile basıverir üzerine, yıkar o kaleyi de. Ama öfke susmaz, yarası daha kötü acıtır.
Bazılarımız ise bu sırada devamlı gemi yaparız.
Kovalarımızı doldururuz kumlarla. Pamuk ipliğine bağlý yaşamımızda ne kadar çok gemi yapabileceğimizi merak ederiz biz.
Ve her yaptığımız yeni gemiye, her yaptığımız yeni kaleye daha fazla öpücük, daha fazla hayal, umut, neşe, yaşam doldurmaya çalışırız.
Bunu yapınca daha fazla korkunun da bizi beklediğini bilerek...
Öðrenmişizdir bir kere, gemiler batabilir-kaleler yıkılabilir ama öpücükler bitmez bizde!
Hayallerimizin geldiği yerden daha çoooooook hayal çıkar. Kimse bizi yaşamamaya ikna edemez, hala nefes alabiliyorken
Kumdan kalelerimizi daha yüksek ve görkemli yaparız bir dahaki sefere, kağıttan gemilerimize-kumdan kalelerimize daha da çok öpücük koyarız inadına.
Daha çoook gemi, daha çooook kale yapabiliriz.
Çok şükür...
Not: Bu yazı 5-6 sene önce yazılmıştır. :)

Hani niye yeni yazı yok bakayım :)
YanıtlaSilDi mi? Uzun süredir yazamadım. Yazıcam, bi ara.. :)
YanıtlaSil