
Bebekler ailelerine düzensiz uyku problemleri ve dertli çığlıklarıyla gelirler. Bebeklerin gelişi kötüdür demek istemiyorum tabiki ama yinede anne ve babanın uykusuzluktan hortlak gibi gezindiği, ağlama seslerinde yüzlerini ekşittikleri kesin... En azından bir süre sonra...
Yeni doğan bebeğin geldiği evin alt katında yaşayanlar için ise bebeğin dünyaya gelişi çok hoş bir duygu olsada, üst komşusu oluşu öyle pek haz verici değildir. Olur olmadık saatlerde önce bir çığlık, peşindende topukları vura vura koşan ayak sesleri gelir...
Bu sesler, haftasonunda erken saatler ya da sabaha karşı uykunun en güzel yerindeyken gerçekleşebilir...
Bu yüzdendir ki beşikler vardır... Sallanır... Sallanır... Sallanır... Bebecikleri uyuturlar...
Hatta bu beşiklerin artık uzaktan kumandalıları bile mevcut. :)
Ayrıca anneannelerin, babaannelerin sallanan koltuklarıda unutulmaz eşyaların arasında yer alır... Oymalı-kakmalı mobilyaların arasında eskiden olurdu bu sallanan koltuklar... İleri yaştakiler genelde cam kenarlarına, ya da çevreye nerede hakim olabiliyorlarsa oraya yerleştirirlerdi sallanan koltuklarını, bir ileri bir geri derken sızıp kalırlardı...
Demek istediğim, yatılan ya da oturulan her tür sallanan mobilya, uyku getirir, uyutur. Geçmişten günümüze örnekleriyle kanıtlanmıştır.
Neden anneler bebeklerini bacaklarında bir sağa bir sola sallarlardı ki? Deli değiller ya? :)
İşte tasarımcılar sanıyorum ki bu örneklerden yola çıkarak "sallanan yatağı" üretmişler.
Koca bebekler bir ileri bir geri giderek, dertlerini-sıkıntılarını unutup uykuya yenik düşebilsinler diye...
Bugünlerde yurdum insanı bunca şey düşünüp, bunca zorlukla yüzleşirken, keşke herkesin imkanı yetecek fiyatlarda olsada herkes alabilse bu yataktan... İşte belki o zaman sıkıntıları yok olup gitmesede, uykularını alıp dinlenmiş, sabahları dinç uyanırlardı... En azından uyurlardı...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder