
Bir şey için çabalarsın, tırmalarsın-sonra bazı "öküzler" bunu anlamaz. Yılmazsın, direnmeye devam edersin, beklersin ki yılmadığına-direndiğine deysin.
"Öküzleride" "insan" gibi görmek istediğin için, "öküzü" "insan" kabul edersin.
Ama "insan" duygusaldır. Ve "öküzü" en azından "öküzümsü insan" olarak kabul etmeyi bile göze almıştır.
"İnsan" duygusal olsada, her ne kadar "öküzü", "öküzümsü insan" olarak benimsemek istesede, netice değişmez. "Öküz öküzdür!"
Yapacak bir şey bırakmadı ki. Bu "öküz" der, arkanı döner çeker-gidersin.
Ama sonra vicdan sahibi, duygusal "maymun" girer devreye. Sen "öküz" gibi düşünemezsin der, bir daha düşünmeye davet eder seni.
Düşünürsün, ölçersin, biçersin. Belki haklıdır "maymun"?
Ama sonuç aynıdır.
Sen "insansındır", seni üzen "öküzdür", uyaransa bir "maymun".
Hepimizin yaşama bakışı, beklentileri, zevkleri farklıdır.
Hayvanat bahçesinde yollarımıza kesişsede.
Nasıl "öküz öküzse", "maymun maymundur". Ve "insanda insan".
Kusura bakma sayın "maymun"; sen benim kadar duygusal değilsin! Olamazsın!
Bana dokunmayan "öküz" bin yaşasın.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder